Yayoi Kusama – Festival of Life

Yaşayan en önemli avant garde sanatçılardan biri olan Yayoi Kusama resim, entelasyon, happening, edebiyat, sinema dahil sanat disiplinlerinin birçoğunda önemli eserler ortaya koymuştur. Özellikle pop art, minimalizm ve feminist sanat ile ilgili çalışmaları ile tanınır. Cocukluk yillarinda gecirdigi ailesel travmalar onu halusinasyonlar gormeye itmistir. Annesi ve babasi gorucu usulu evlenmis, babasi zengin bir aileye damat gittigi icin esinin soyadini almis ve capkinliklar yapip ev disinda fazlaca vakit gecirmistir. Annesi ise bu durumu aciga cikarmak icin kucuk kizini casus olarak kullanmaya calismistir. Bu psikolojik travma Yayoi’nin erkek bedeni ve sekse karsi gecici sureli isteksizlik yasamasina neden olmustur.

 


Kusama 13 yasinda Ikinci Dunya savasi icin askeri parasut ureten bir fabrikaya calismaya gönderildi. Burada parasut dikerken, surekli duydugu siren sesleri ve savas ucaklarinin aktif bir sekilde inip kalkisi onu cok etkiledi. Bu onu ileride bir cok savas karsiti is yapmaya ve ozgurlugu asilamaya yoneltti. Yaklaşık on yaşından beri gördüğü halüsinasyonlardan etkilenerek benekler ve ağları resmeden Kusama ilk kişisel sergisini 1952’de Japonya’da açtı. 1957’de ABD’ye göç etti.16 yıl kaldığı bu ülkede pek çok ses getiren happening gerçekleştirdi, puantiye ve nokta desenlerini her disiplinde uyguladı; film yapımcılığı ve yayıncılık gibi işler yaptı. 1973’te ülkesine döndü ve gönüllü olarak bir akıl hastanesine yerleşti; burada çok sayıda roman, şiir ve otobiyografi yazarak edebi bir kariyer başlattı.

Yaşamını geceleri gönüllü olarak kaldığı bir akıl hastanesi ile gündüzlerini üç katlı dev atölyesi arasında geçirmektedir. 1990’lı yıllardan sonra uluslararası arenada Kusama’nın eserlerine ilgi gittikçe artmış ve Kusama dünyanın pek çok şehrinde geniş izleyici kitleleri tarafından izlenen projeler gerçekleştirmiştir.

Yakın geçmişte paylaştıgım Louis Vuitton sergisinde de Yayoi Kusama sanat eserlerinden esinlenilerek dizayn edilmiş puantiyeli çantaları sizinle paylaşmıştım. Hikayesi beni etkileyen sanatçilardan biridir Yayoi Kusama. Yaşadıgı onca zorluga ragmen bunu insanlık ile paylaşabilecegi guzel eserlere çevirmesi onu en cok takdir ettigim taraf kesinlikle. Umarim siz de bu sergiden benim kadar keyif almissinizdir.

Detaylı çalışmaları ve başarılarını daha ayrıntılı olarak görmek için bu bağlantıya tıklamanız yeterli!

İyi okumalar!
Mutlu cumartesileri!



Yayoi Kusama, one of the most important avant-garde artists living, has made important works in most of the art disciplines including painting, intellectual, happening, literature and cinema. She is especially known for her work on pop art, minimalism and feminist art. She born in 1929 in Matsumoto, Japan, Kusama grew up as the youngest of four children in an affluent family. However, her childhood was less than idyllic. Her parents were the product of a loveless, arranged marriage. Her absent father, emasculated by the fact that he had to take his wife’s surname as a condition of marrying into the wealthy family, spent most of his time away from home womanizing, leaving his angry wife to physically abuse and emotionally torment her youngest child. She would often send her daughter to spy on her father’s sexual exploits, the mental trauma of which caused Kusama to have a permanent aversion to sex, and the male body.


At the age of ten Kusama began experiencing vivid hallucinations in which flowers would speak to her and patterns in fabric would come to life and consume her. She began to draw these visions as a therapeutic outlet, providing her with solace and control over the anxiety that tormented her. When Kusama was 13 years old she was sent to work in a military factory sewing parachutes for Japan’s World War II efforts. Her adolescent years were spent in the darkness of the factory listening to air-raid sirens and the sounds of army planes flying overhead. The horrors of war would have a lasting effect on her, leading Kusama to create numerous anti-war works and to also value individual and creative freedom. Her experience at the factory also provided her with the utilitarian ability to sew, which would prove useful when she began creating her soft sculptures in the 1960s.

 

She spends her days in her atelier during the day and voluntarily at the mental hospital at nights. Kusama has become more popular after the 1990s and she had the chance to show her art in many countries to a bigger audience. For further information about her, you can visit the link here.

Enjoy the photos!
Happy Saturday!

  

Here some of her publications.

İşte sanatçının birkaç yazarın eserini görüyorsunuz.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *